Hakkında
Haberler
Görüşler
Dökümanlar
Ana Sayfa


HABERLER

sağlık treni alarm veriyor

Sağlık treni alarm veriyor


Sağlık sistemiyle ilgili sıkıntılar gittikçe büyüyor. Gerekli hazırlıklar yapılmadan, Sosyal Sigortalar hastaneleri devlet hastaneleriyle birleştirildi. Aslında, uygulama yeni bir "tren kazası". Hastalar tedavi edilemiyor, ameliyatlar için gerekli malzeme alımı yapılamıyor. Doktorlardan, eczanelere, ilaç alımına, depolarına ve firmalarına kadar sağlık sisteminin tümünü kapsayan her konuda sıkıntı var. Uygulamalar, Sağlık Bakanı dahil bakanlıktaki bütün üst yöneticilerin yeterince tecrübe ve bilgilerinin bulunmadığını gösteriyor.
Roche ile ilgili olarak yazdığım yazılar sonrasında gelen onlarca ileti arasında Tıp Kurumu'nun gönderdiği çok ilginç. Tıp Kurumu da, bakış açılarımızın farklı olduğunu söyleyip, aslında Roche konusunda benimle aynı görüşü savunarak, ihalelerin düzenlenmesindeki eksiklikleri gündeme getirmiş. Yani, sıkıntı Roche'ta değil, sistemde.
Tıp Kurumu'na göre:
  • Yalnız Roche şirketiyle ilgili bölümde değil, ihalenin diğer kalemlerinde de benzer sorunlar, aksaklıklar, eksiklikler ve usulsüzlükler var. (Tesadüfen Roche günah keçisi.)
  • İhalede, rakip firma Gürel (Santa Farma) da kendi ürün kategorilerinde gözetilmiş. Yani, tam rekabet sağlanmadan, firmalar arasında kardeş payı yapılmış. İki ayrı kulvarda ihale yapılmış ve herkes kendi kulvarında rakipsiz koşmuş. İhale "birim ünite" üzerinden açılması gerekirken, firmaların farklı formlarındaki ürünleri ayrı kalemler olarak tanımlanmış. (Bu da, ihale sisteminin tam anlamıyla bozuk olduğunu gösteriyor. Yani, asıl sıkıntı devlet birimlerinde. Sıkıntı, ihale yönetmeliklerindeki ve sistemindeki boşluklarda. Doğal olarak, özel sektörün amacı kardır. Her olanaktan faydalanarak kar maksimize edilmeye çalışılır. Bu amaca yönelik davrandığı için özel sektör suçlanamaz. Tabii ki, yasalara uygun davrandığı sürece.)
  • Öte yandan, Sosyal Sigortalar Kurumu (SSK) toplu alım yaptığı için bu ihalelerde bile Emekli Sandığı ve BağKur'a göre avantajlı olmuş. Aynı ilacı Emekli Sandığı ve BağKur'a bağlı hastalar % 25 daha pahalıya almışlar. (Bu fark, ihale yapılmaması ve ilaçların eczanelerden doğrudan alınması nedeniyle oluşuyor. Sağlık sistemindeki bir bozukluk da burada.) Şimdi, SSK hastaneleri devredildiği ve SSK modeli yok edildiği için en iyimser tahminle devletin ilaç harcaması yıllık 2 milyar dolar artacak.
  • Hindistan, Çin, Arjantin, Güney Kore, Brezilya gibi ülkeler patent koruması biten ya da patent yükümlülüğü olmayan ve söz konusu biyotek ilaçların yerini alabilecek jenerik ilaçları üretmektedir. Bu ilaçların Türkiye'de üretimine izin verilmesi veya en azından ithaline olanak sağlanması halinde dört kattan yirmi beş kata kadar ilaç fiyatları ucuzlayacak. Jenerik alternatiflerin ithalatı için yapılan başvurular Sağlık Bakanlığı biyotek ilaç komisyonlarında yedi yıldır bekletiliyor. Artık, "Ulusal Biyoteknik İlaç Geliştirme Planı"nın hazırlanıp uygulamaya geçilmesi gerekiyor. 21. yüzyıl, biyotek ilaç yüzyılı olarak tanımlanıyor. 2005 yılında dünya ilaç pazarının % 10'u bu ilaçlara ait ve pazar payının 2009 yılında % 15'e çıkacağı anlaşılıyor.
    Bu konularda önlem alınmadan, sosyal güvenlik sistemi reformundan sonuç alamayız.

    ytoruner@milliyet.com.tr