Hakkında
Haberler
Görüşler
Dökümanlar
Ana Sayfa


HABERLER

biotek ilaçlar engeleniyor

Doç. Dr. Fatih İzgü, laboratuvar ortamında Eritropoietin maddesini üretmeyi başardı.
'İlacı ürettik ama ruhsat veren yok'
'Devam etseler ruhsat alırlardı'

'İlacı ürettik ama ruhsat veren yok'

Fatih İzgü, ilacı dışarıdan almanın 100 milyon dolara mal olduğunu belirtip ekledi, "Eritropoietin'i Türkiye'de üretirsek, yüzde 75 daha ucuza gelir" Doç. Dr. Fatih İzgü, SSK ilaç skandalına konu olan "NeoRecormon" ilacının etkin maddesi "Eritropoietin"i gen teknolojisi kullanarak üretti ancak ruhsat alamadı.

ODTÜ Biyoloji Biyoteknoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Fatih İzgü, SSK'ya fahiş fiyatla satılarak Roche skandalına neden olan "NeoRecormon" isimli ilacın etkin maddesi olan "Eritropoietin"i gen teknolojisi kullanarak 3.5 yıl önce üretti. Ancak İzgü, ODTÜ'deki laboratuvarında gen teklonojisini kullanarak ürettiği ilaca, konuyla ilgili bir yasal prosedür olmadığı için ruhsat alamadı. Türkiye, İzgü'nün 3.5 yıldır ruhsat almak için mücadele ettiği Eritropoietin'e yılda 100 milyon dolar para ödüyor.

GEN TEKNOLOJİSİ

Doç. Dr. Fatih İzgü, Türkiye'nin her yıl milyon dolarlar ödediği "Eritropoietin"i üretebilmek için 6.5 yıl önce çalışmaya başladı. Kırmızı kan hücrelerinin çoğalmasını sağlayan etken maddeyi 3.5 yıl önce üretmeyi başaran İzgü ve arkadaşları, tam üretim aşamasına geçtikleri sırada bürokratik engellerle karşılaştı. Eritropoietin'i gen teknolojisini kullanarak ürettiklerini belirten İzgü, "Fetal karaciğer hücrelerini aldık. O hücrelerden bütün genleri, bütün genetik materyalleri izole edip çıkarttık ve eritropoietin genini bulduk" diye konuşuyor. Türkiye'nin Eritropoietin'in yanı sıra İnsülin, İnterferon ve büyüme hormonu içeren biyoteknolojik ilaç teknolojisine sahip olduğuna dikkat çeken İzgü, Türkiye'nin Eritropoietin maddesi bulunan ilaçlara yılda 100 milyon doların üzerinde para ödediğini belirtiyor. "Eritropoietin'e yılda 100 milyon dolar civarında ayırıyoruz. Bunu Türkiye'de üretirseniz yüzde 75 daha ucuza gelir. Bizim ilaç etkin maddelerimizin yüzde 90'ı yurtdışı firmalarca temin ediliyor" diye konuşuyor.

'HAYATİ BİR MADDE'

Fatih İzgü, kırmızı kan hücrelerinin artırılmasını sağlayan bir hormon olan Eritropoietin'in hayati bir madde olduğunu belirterek, şöyle konuşuyor: "Hayati bir maddedir. Gelişmiş insanın böbrek hücreleri Eritropoietin'i üretir. Fetallerde ise karaciğer üretir. İnsan geliştikçe eritropoietin üretimi karaciğerden böbreklere geçer.Anemilerde çok kullanılır. Çok erken doğmuş çocuklarda kan hücrelerini artırmak için kullanılır. Bir de çok kanamalı ameliyatlardan sonra kırmızı kan hücresi ihtiyacını karşılamak için dışardan verilir. Kanama dendiğinde akla ilk gelen Eritropoietindir."

'LOBİLER ENGELLİYOR'
Tıp Kurumu Genel Sekreteri Dr. Ali Rıza Üçer ise Türkiye'nin bu ilaçların jeneriklerini (eş değerlerini) üretebileceğini ya da daha ucuza mal eden ülkelerden satın alabileceğini söylüyor. Çin, Hindistan, Güney Kore, Arjantin, Brezilya ve Küba gibi çok sayıda ülkenin dev ilaç firmalarının baskılarına boyun eğmeyerek gen teknolojisiyle üretilen (biyotek) ilaçları kendilerinin ürettiklerini belirten Üçer, "Oysa Türkiye'de bu ilaçların jeneriklerini üretmek isteyen girişimciler engelleniyor" diyor. Sağlık Bakanlığı'nın büyük firmaların tek dozunu yaklaşık 16-17 dolara sattığını, Hepatit B aşılarını 70 sente aldığını hatırlatan Üçer, "Biyotek ilaçları getirmek veya üretmek isteyen firmaların dosyaları bekletiliyor. Büyük ilaç firmalarının lobi faaliyetleri var" diye konuşuyor.

'AVRUPA TARTIŞIYOR'
Sağlık Bakanlığı İlaç ve Eczacılık Genel Müdürlüğü'nden bir yetkili ise biyoteknolojik ürünlerin jenerik tartışmasının Avrupa'da bile hala devam ettiğini söylüyor. Türkiye'den kendilerine birkaç müracaat geldiğini belirten Bakanlık yetkilisi, bu ürünlerin canlı organizmalardan üretildiğini ve üretimde değişik etkiler yapabildiğini belirterek, "Şu anda AB ilaç ajansı son aşamaya geldi. Türkiye'den gelen birkaç müracatı Avrupa'da kabul edilmediği için biz de kabul etmedik. Bakanlığın kaliteli, etkin ve ulaşılabilir kriterleri var. Yoksa Türkiye'de satılandan çok daha ucuza ilaç buluruz. Biyoteknolojik ilaçlar için çok gelişmiş laboratuarlara ihtiyaç yok. Gebze'de TÜBİTAK üretim yapıyor ama seri üretime geçemiyor. Ama prosedür ile ilgili hazırlık var" diyor.

Hasan ERŞAN - MERKEZ

***

'Devam etseler ruhsat alırlardı'

İlaç ve Eczacılık Genel Müdürü Orhan Gümrükçüoğlu konu hakkında bir açıklama yaparak şunları söyledi: "İlacın üretilebilmesi ve ruhsatlandırılabilmesi için stabilite testleri ve klinik çalışmaların tamamlanması istendi. Firma hammadenin üretilmesi için 3 milyon dolar yatırım öngörmüştü, ancak sonra kendi hesaplarında ilacın üretilebilmesi için toplam 20 milyon dolar daha yatırım yapmaları gerektiğini belirlediler. Ayrıca bunun için 3-4 yıl süre geçecekti. Sonra firma çalışmayı yarım bırakarak Arjantin'den ilacı ithal etmek için ruhsat başvurusunda bulundu. Ancak ithal ruhsatı da alamadı. Çin ve Arjantin gibi ülkelerde üretilen ilacın bizim için geçerliliği yok. Firma devam etseydi, büyük ihtimalle ruhsat alabilecekti." Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Gencay Gürsoy da, hükümet'in 'Sağlıkta Dönüşüm Programı' ile 6 katrilyon lira tutarındaki pazarı yabancı firmalara teslim etmeye başladığını iddia ederek, "Türkiye'nin yeni bir ulusal ilaç stratejisi saptamaya ihtiyacı var" diye konuştu.

Özlem YURTÇU / MERKEZ