Hakkında
Haberler
Görüşler
Dökümanlar
Ana Sayfa


HABERLER

Gökçek'ten 'havada kuş var' taktiği

http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=9296461&tarih=2008-06-28

 

 

28 Haziran 2008

Yalçın BAYER

 ybayer@hurriyet.com.tr

Gökçek'ten 'havada kuş var' taktiği


ANKARA Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, sanki Ankara'nın su meselesini çözümlemiş de, İzmir'le uğraşıyordu önceki akşam Fox TV'de...


Kadir Çelik'in programında eski formundan uzak gözüktü Gökçek; bunun nedeni karşısında bir doktor ve hukukçunun bulunmasıydı belki.

Tartışma; Kızılırmak suyunda ağır metal var mı; İzmir'in suyu arsenikli mi, noktasında odaklandı.

Gökçek Ankara'yı 'akladı', İzmir'i 'batırdı.'

Gökçek 'tecrübeli' bir belediye başkanı, bir Çevre Bakanı edasıyla herşeyi bildiğini göstermek istedi.

Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu ile Sağlık Bakanı Recep Akdağ da programın konukları olmalıydı.


Programı izleyenler "Yoksa, Gökçek bu kadar anlattığına göre, Ankara'dan sonra İzmir Belediye Başkanlığı'na bu kadar yüklenmesinin arkasında ne yattığını" pek anlayamadılar.

(Gerçek şu ki, Gökçek 'havada kuş var' deyip, Ankara suyunun kirliliğini gözlerden uzak tutarken, dikkatleri başka yöne çekiyor.

Evet İzmir'in yeraltı sularında arsenik var; o da toprağın oluşumundan ötürü. Ankara'da ise yerüstü sularında arsenik bulunuyor.)

Daha önce de, İstanbul üzerine projeler hazırlamıştı Gökçek; AKP kurulmadan önce.

İstanbul için Karadeniz'den Haliç'in Kağıthanesi'ne kanal açıp, yeni bir 'Boğaz' yaratıp, iki yakaya villa yapacaktı. 100 milyar dolarlık kaynak yaratacağını söylüyordu.

Tayyip Erdoğan'a karşı güç gösterisi yapmak istedi ama Ankara dışında bir gücünün olmadığını anladı. O günden beri de 'biat' etti Erdoğan'a...

İstanbul'dan sonra bugün de İzmir'le oynamaya başladı.

Aslında İzmir kendisini 'kesmez'...

Niye İstanbul'la oynamıyor; gelsin 'Kadir Abisi'nin karşısına çıksın görelim.

DR. ÜÇER'İN PERFORMANSI


Tıp Kurumu Derneği Genel Sekreteri Dr. Ali Rıza Üçer konuşması ve elindeki verilerle Gökçek'i çok kere açmaza düşürdü.

Her konuda güçlü bir 'rakip' olduğunu gösterdi.

Bir bilim adamı, Ankara'nın sorunlarını bilen bir sivil toplum örgütü mensubu gibi; hem de nezaketli bir şekilde Gökçek'i muhatap almadığını söyledi. Gökçek'in kendisine laf atması üzerine de "Ben Kadir Çelik'le konuşuyorum" diye çıkıştı.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na aday olacağı konuşulan CHP İzmir Milletvekili Av. Bülent Baratalı'nın soruları karşısında da ancak demogoji yapabildi Gökçek...

Eski söyleşilerindeki gibi konu ağırlığını eline geçiremedi.

İZMİR SUYU DAHA MI TEHLİKELİ


Gökçek,
her zamanki gibi lafa girerek ve programın akışını karıştırarak diğer konuklara "Söyleyin Ankara'dan muslukta akan suda arsenik var mı? İzmir'de arsenik olduğunu neden söylemiyorsunuz?" diye çıkıştı.

İzmir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu'na yüklendi sürekli olarak.

Aziz Bey, Melih Bey gibi bir başkanla neden karşılaşmak istemiyor?

Halbuki çıkabilir, doğruları anlatabilirdi. Ne yazık ki, meydan boş kaldı. Onun yerine CHP İzmir Milletvekili Baratalı yer aldı.


(Bu arada daha önceki bir programda Gökçek'le bir araya gelen Kocaoğlu, kendisine yeterince söz verilmemesi üzerine son programa katılmak istememiş.)

Baratalı milletvekili olmadan önce Urla'da üç dönem Belediye Başkanlığında bulundu; Gökçek'i de iyi tanıyor.

Gökçek, İzmir suyundaki arseniğin Ankara'dakine göre dört kat fazla olduğunu söylüyordu. İddialı sözlerdi bunlar.

Peki Sağlık Bakanlığı ne yapıyordu?

Bu iddia karşısında neden İzmir suyuna el koymuyordu?

LAF SALATASI


Ankara suyu içilebilir diye nasıl açıklama yapıyordu?

Bu bir çifte standart olsa gerek.

Gökçek, verilerin Dünya Sağlık Örgütü'nün limitlerine uyduğunu dolayısıyla Ankara suyunun 'güvenli' olduğunu savunuyordu.

Tıp Kurumu Genel Sekreteri Dr. Üçer, söyledikleri karşısında sık sık çıkışlar yapan Gökçek'e "Sözlerimi boğuntuya getirip laf salatası yapmayın" diye çıkıyordu.

Gökçek, "Asıl siz yapıyorsunuz" diye karşılık veriyordu.

"İftira' sözcükleri dikkat çekiyordu.

Melih Gökçek kendisine yönelik eleştiriler karşısında şöyle diyordu bir ara:

"Ankara olunca Melih Gökçek hedefte, İzmir olunca CHP'liler becerikli oluyor..."

Programda Kadir Çelik soruyor:

"İzmirlilerin suyu arsenikli diyen Melih Gökçek siyasi bir oyun mu yapıyor?
Eğer öyle ise İzmirliler niye susuyor? 59 kuyunun kapatıldığı yine saklanıyor?"

Melih Gökçek
'e göre, bu tartışma 'idelojik'... Hatta, kendi bakışına göre, Tıp Kurumu Genel Sekreteri Dr. Üçer için "Önümüzdeki dönem CHP'den bir yerlerde aday olabilir" diyordu.


"Korkmayın aday olmuyorum"
diyen Üçer Gökçek'in kendisini anlamakta zorlandığını söylüyordu.

Ve Gökçek'i bir ölçüde rahatlatan şu sözleri aktarıyordu:

"Böyle bir suyun İzmir'e verilmesi vahim!"

SAĞLIK BAKANLIĞI NE YAPIYOR


Sonra da Gökçek'e "Rahatladınız mı?" diye ekliyordu.

Gökçek, "Sizi gidi çifte standartlılar..." diye karşılık veriyordu.

Kadir Çelik, arsenikli suyun Türkiye'nin 81 ilinde incelenmesi gerektiği söylüyor.

Bu arada CHP'li Baratalı, geçen yaz Ankara'da yaşanan kuraklık nedeniyle bazı diplomatların ülkelerinden 'tazminat' aldıklarını anlatıyordu.

Gökçek bu soruyu duymazlıktan geliyordu.

Arsenikli su, baraj ve nehirlerden gelen su mu, yoksa musluklardan akan mı?

Daha açık bilimsel bilgi ve verilere ihtiyaçımız olsa gerek.

'Boğuntu' arasında kimsenin üzerinde durmadığı konu şu:

Bireyin sağlıklı yaşam hakkı ve hukuku konusunu ne olacak? Esas nokta budur.

(Kadir Çelik, Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu ile Melih Gökçek'i karşı karşıya neden getirmiyor?)