Hakkında
Haberler
Görüşler
Dökümanlar
Ana Sayfa


HABERLER

SSK'lının İlaç Çilesi

Hürriyet Gazetesi Ekonomi sayfasında  bugün (8 Haziran Salı) Süleyman Demirkan’ın  “SSK’lının ilaç çilesi 1 katrilyona bitiyor” başlıklı haberi yayımlandı.   

http://www.hurriyetim.com.tr/haber/0,,sid~4@nvid~423731,00.asp

Habere göre;  SSK’lıların Türkiye genelinde 20 bin eczaneden ilaç almasına olanak sağlayacak düzenleme son aşamaya geldi. Serbest eczanelere açılma bedelinin SSK’ya, dolayısıyla da sosyal güvenlik sistemine yıllık ek maliyeti yaklaşık 1 katrilyon lira olarak tahmin ediliyor. Sosyal Sigortalar Kurumu (SSK) şemsiyesi altında sağlık hizmeti alan yaklaşık 35 milyon vatandaşın ilaç çilesine son verecek (!) projenin hayata geçirilebilmesi için, ilaç sektörü ile pazarlıklarda son aşamaya gelindi. Başbakan Tayyip Erdoğan ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Murat Başesgioğlu’nun talimatları ve SSK’lıların istedikleri eczaneden ilaç alabileceklerine ilişkin uygulamanın yakında başlatılacağı açıklamaları, bu konudaki çalışmalara hız verdi.

İlaç almada, SSK’lılar aleyhine olan ‘ikinci sınıf vatandaş’ muamelesini bitirecek projenin (!), sosyal güvenlik sistemine maliyeti ise ağır olacak. Kurum’un serbest eczanelere açılma bedelinin SSK’ya, dolayısıyla da sosyal güvenlik sistemine yıllık ek maliyeti yaklaşık 1 katrilyon lira olarak tahmin ediliyor. Bakan Başesgioğlu, ilaç fiyatlarındaki son indirimle bu rakamın biraz düşebileceğini söyledi. Başesgioğlu, uygulamanın getireceği ek yükün mali portresinin çıkarılması için talimat verdiğini belirterek, kabaca 1 katrilyon olarak telaffuz edilen yıllık maliyetin, Sağlık Bakanlığı’nın ilaç fiyatlarını düşüren uygulamasıyla 500 trilyona düşebileceğini ifade etti. Bakan, tıbbi cihazlarda olduğu gibi ilaçtaki savurganlığın ve kaçağın en aza indirilmesi için gerekli önlemlerin alınacağını kaydetti.  

TEB Başkanı Mehmet Domaç: Heyecanla o günü bekliyoruz

Türk Eczacılar Birliği Başkanı Domaç, bu 35 milyon vatandaşı ilgilendiriyor. Son dönemlerin en önemli çok güzel hizmetlerinden biri olacak. Bu hizmetin dünyanın her tarafında olduğu gibi bu şekilde verilmesi gerekiyor.

Hürriyet Gazetesinde yer alan bu haberde dikkati çeken noktalardan biri şu; yaklaşık bir yıldır yazılı ve görüntülü basında Sağlık Bakanlığı ve SSK Sağlık İşleri Genel Müdürlüğü üst düzey yetkilileri uygulamanın yıllık 300 trilyon lira maliyeti olduğunu, kaynak bulunduğu anda sorunu çözeceklerini söylüyor ve uygulamayı bir an önce başlatmak için yoğun bir hazırlık yapıyordu. Hükümet yetkililerinin SSK’nın özel eczanelerden ilaç alımı uygulamasıyla yıllık 300 trilyon liralık mali yük ortaya çıkacağını nasıl hesapladıklarıysa belli değildi. İlaç Endüstrisi İşverenleri Sendikası ve Türk Eczacılar Birliği temsilcileri bir yıl önce de SSK’lıların özel eczanelerden ilaç alımını hararetle destekliyordu. TEB Başkanı Mehmet Domaç hızını alamıyor, çeşitli televizyon kanalarında Sağlık Bakanlığı-SSK yetkilileriyle birlikte katıldığı açık oturumlarda 300 trilyon liralık zararın bir bölümünün eczacıların ve sektörün diğer unsurlarının artan gelir vergileriyle karşılanacağını müjdeliyordu. Böylece toplumun yarısına yakınını kapsayan SSK’lıların kuyruk çilesi biterken SSK’nın kıt kaynakları piyasa ile tam anlamıyla eklemlendirilmiş olacaktı.

Tıp Kurumu olarak zararın 300 trilyon lirayı kat kat aşarak her yıl için  katrilyonlarca liraya ulaşacağını, SSK’nın kıt kaynaklarının tükeneceğini, SSK’da ilaç kuyruklarının biteceğini ama SSK’nın da batarak ortadan kalkacağını duyurmuştuk. Bu açıklamamızın üzerinden 1 yıl geçti, şimdi Çalışma Bakanlığı (SSK) yetkilileri yıllık  1 katrilyon lira zarardan söz ediyor. Çalışma Bakanı Başesgioğlu Sağlık Bakanlığının ilaç fiyatlarını düşüren ilaç fiyat kararı uygulamasıyla yıllık zararın 500 trilyona düşebileceğini (?) savunuyor. İlaç işverenleriyse Bakan gibi düşünmüyor. Geçen haftaki komisyon çalışmalarında, ithal ilaç işverenlerinin, Sağlık Bakanlığı’ndan bazı talepleri olduğunu ‘Sağlık Bakanlığı’nın yanıtını beklediklerini, SSK’nın indirim isteğini, Bakanlığın kendilerine vereceği yanıta göre karara bağlayacaklarını açıklıyor. Özetle, ilaç işverenleri  Sağlık Bakanlığından ilaç fiyatlarında yükselme talepleri kabul edilirse SSK ile eczanelerden verilecek ilaçlar için indirim yapabileceklerini söylüyor, Sağlık Bakanlığınca talepleri kabul edilmediği takdirde SSK’ya indirimden yana görünmüyor.  Kırk katır mı kırk satır mı deyimini çağrıştırıyor ilaç işverenlerinin tutumu. Ya ülke çapında ilaç fiyatları yeniden artacak, ardından SSK için indirim yapılacak ya da SSK’ya indirim yapılmayacak. 

Tıp Kurumu’nun yaptığı hesaplamaya göre SSK’lıların eczanelerden ilaç alması uygulamasıyla yıllık zarar 1 katrilyonun çok üzerinde olacaktır. TEB Başkanı Domaç’ın heyecanla beklediği uygulama SSK’nın içine düşeceği finans krizi nedeniyle eczanelere olan borçlarını ödeyememesi ya da çok geç ve eksik ödeyebilmesine yol açacak, bu durum  eczacılarımızın yaşadığı krizi daha da derinleştirecektir. 

SSK’da Kuyruk Çilesinin Çözümü Var!

Bilindiği gibi SSK ilacı çok ucuza mal ediyor. Toplu ilaç alımı yapıp aracısız olarak sigortalısına dağıtabildiği için sağlık hizmeti sunmaya muktedir.

Planlanan uygulamada "SSK'lılar istedikleri her yerde muayene olsunlar" ve bunun doğal sonucu olarak da ilaçlarını istedikleri eczaneden alsınlar" deniliyor. Ancak,  uygulamanın başlatılması halinde eskiden yaptığı ilaç harcamasının kat kat fazlasını yapmak zorunda kalacak olan bir SSK'nın bu işlevini sürdürmesi beklenemez. SSK'nın "ucuz ilaç temini" prensibinden vazgeçildiğinde, SSK'lılar da "serbest eczane fiyatları" ile ilaç aldıklarında, yeni bir pazar elde edeceklerini, neticede daha fazla gelire kavuşacaklarını sanan eczacılarımız varsa, bu propagandaya inanmamalıdır.

Bu böyle olmaz.

Böyle bir uygulama en fazla bir ay, bilemediniz iki, çok çok üç ay sürebilir. SSK batar.Hem de öyle bir batar ki "bankacılık krizi"nden daha büyük bir kriz ile karşı karşıya kalırız. Tekrar IMF'nin önünde senetler imzalamak zorunda kalırız.

SSK’lı hastaların kuyruk çilesinin dozu böylesi bir ortamda giderek şiddetleniyor.

SSK Kuyruk Çilesinin Nedenleri ve Çözüm Önerileri

1-SSK toplumun yarısını kapsayan bir sosyal güvenlik kurumudur, ancak 2003 yılı sonunda SSK’da fiilen çalışan eczacı sayısı yaklaşık olarak bindir. Aynı yıl ülkemizdeki toplam eczane sayısı ise 23 bindir. SSK Türkiye’deki toplam eczacı sayısının % 4 ile toplumun % 50’sine hizmet sunmakta,  daha doğrusu sunamamaktadır. Bu yetersizliğin kaçınılmaz sonucu SSK’lıların kuyruk çilesidir. İvedilikle SSK'daki eczacı açığı hizmetin standart biçimde sürdürüleceği biçimde kapatılmalıdır.

 

2-SSK'nın birinci basamak hizmet örgütlenmesinin yetersizdir. Birinci basamak hizmet sunması gereken SSK dispanserlerinin özellikle büyük kentlerde olmak üzere tüm Türkiye'de yaygınlaştırılması, etkili hizmet sunması için gerekli önlemlerin alınması, insan gücü, araç gereç, fiziksel ortam ve alt yapıyla ilgili tüm gereksinimlerin karşılanması gerekmektedir.

 

3-Kaynak sıkıntısı nedeniyle ilaç alım ihalelerindeki tıkanıklıklar ve hekimlerin ilaç yazmasını kısıtlayan ve rasyonel olmayan  kimi düzenlemeler tasarruf sağlayamadığı gibi sorunu daha da derinleştirmektedir. Bu yapay tıkanıklığın aşılması için kaynak sıkıntısı sorunu ivedilikle giderilmeli ve akılcı olamayan bürokratik engeller ortadan kaldırılmalıdır.

 

4- Akılcı ilaç kullanımının sağlanması için hekimlerin mezuniyet öncesi ve sonrası eğitimleri etkin biçimde örgütlenmelidir. İlaç endüstrisiyle hekimler arasındaki ilişkilerin bilimsel/etik kural ve ilkelere uygunluğunu sağlayacak somut adımlar atılmalıdır.   

 

SSK'yı batırmadan" SSK'lılara hekim seçme özgürlüğü tanınmak isteniyorsa bu işin basit bir çözümü vardır ama kimse bundan söz etmemektedir. Sağlık Bakanlığı, Çalışma Bakanlığı, SSK, Hazine ve DPT yetkilileri, İlaç Endsüstrisi İşverenleri, Sendikası, Türk Eczacıları Birliği, Türk Tabipleri Birliği, İşçi Sendikaları vb. kurum, kuruluş ve örgütler somut çözümü önerilerini dile getirmemektedir.

 Tıp Kurumu’nun Kısa Vadede Etkin Bir Diğer Çözüm Önerisi:

a- SSK, büyük şehirlerin merkezi yerlerinde "7X24" tarzında, yani 24 saat ve her gün hizmete açık, 20-25-30 eczacı istihdam eden büyük eczaneler açar. Buralarda SSK'lılara ucuza aldığı ilaçları aracısız olarak dağıtır.

b-SSK, isteyen her eczane ile anlaşır, kendi ilaçlarını "zimmetli" olarak bu eczanelere dağıtır, bu eczacılar ücret almadan SSK'lılara ilaçlarını dağıtırlar, bu hizmetlerinin karşılığı olarak bu eczacılara SSK "maaş+prim" öder.

Ne kuyruk kalır ne tartışma.