Hakkında
Haberler
Görüşler
Dökümanlar
Ana Sayfa


HABERLER

Devir

Cumhuriyet 23.02.2005 Sosyal Sigortalar Kurumu hastanelerinin Sağlık Bakanlığı'na devredilmesiyle tam bir keşmekeş yaşanıyor. Kalkacağı söylenen hasta kuyrukları daha da uzuyor, kolaylaşacağı söylenen ilaç alımları daha da zorlaşıyor. Yurttaşlara ne dendiyse tam tersi oluyor. İnsanlar, ameliyat masası ile teneşir tahtası arasında gidip geliyor!

Belli ki hükümet, bu "operasyon" için sağlıklı bir planlama yapmamış. Ancak başka planlar yapıldığı belli. Tıp Kurumu Başkanı Dr. Mehmet Altınok , hastaneler Sağlık Bakanlığı'na devredilirken, birinci basamak sağlık hizmeti veren SSK dispanserlerinin ise kapatıldığını söylüyor. Bu durumda dispanserlerdeki hastalar kaçınılmaz olarak hastanelere yığılmaya başlıyor. Sadece Ankara'da kapatılan dört dispanserin yılda 600 bin hastaya hizmet verdiğini düşünürseniz gerisini düşünmeye gerek kalmıyor.

Bu işte bir "kasıt" olduğu anlaşılıyor.

Aylardır, Tıp Kurumu Genel Sekreteri Dr. Ali Rıza Üçer , ortada söylendiği gibi bir "sağlık reformu" olmadığını, bu iktidarın Dünya Bankası ve Uluslararası Para Fonu'nun çizdiği rotaya göre hareket ettiğini anlatıyor:

 

"Nüfusun yarıdan fazlasına hizmet sunan SSK kara delik olmadığı halde kara delik gibi hedef tahtasına oturtuldu ve bir cumhuriyet kurumu daha tasfiye edildi. SSK de artık Emekli Sandığı ve Bağ-Kur gibi yalnızca hizmet finanse eden ve hizmet üretmeyen bir kuruma dönüştü."

Dr. Üçer'e göre bu planın bir de sonrası var:

"SSK sağlık kuruluşlarının Sağlık Bakanlığı'na devrinde görünür gerekçe hizmetin tek elde toplanmasıydı. Ancak kısa sürede gündeme getirilecek olan kamu yönetimi reformu ile bu kuruluşlar yerel yönetimlere devredilecek. Yerel yönetimler de süreç içinde bu kuruluşları özel sektöre devredecek."

Tıp Kurumu Başkanı Dr. Mehmet Altınok da SSK'nin toplu ilaç alımıyla elde ettiği indirimin ortadan kalkacağını ve en iyimser tahminle ilaç harcamasının ikiye katlanacağını belirtiyor:

"SSK'nin tasfiyesi sonrasında Türkiye'de 2005 yılı ilaç harcamaları yaklaşık 10 milyar doları bulacak. Bu kamusal zararın bedelini kim ödeyecek? Vatandaşlar ödeyecek. Nasıl ödeyecek? Ya bütçeden sosyal güvenlik kurumlarına aktarılan kaynaklarla yani ödediğimiz vergilerle ya da katkı paylarının artması ile yani cepten. Bu sürecin sonunda ne olacak? Sağlık ve sosyal güvenlik temel bir yurttaşlık hakkı olmaktan çıkacak, metalaşacak, gücü olanın gücü oranında elde edebileceği, güçsüzlerin dışlanacağı bir düzen ortaya çıkacak."

Zaten SSK hastanelerinin devredilmesiyle birlikte yeni devir başladı bile!