Hakkında
Haberler
Görüşler
Dökümanlar
Ana Sayfa


HABERLER

Tasarruf değil ek yük getiridi

Cumhuriyet, 11 Şubat 2005

SSK'lilerin serbest eczanelerden ilaç alımı uygulamasıyla yıllık ilaç harcaması iki katına çıkacak

Tıp Kurumu Başkanı Dr. Mehmet Altınok SSK'lilerin serbest eczanelerden ilaç alımı uygulamasının devlete 300 trilyon ile 1 katrilyon lira arasında kamusal tasarruf sağlayacağının yanlış olduğunu söyledi. Altınok, "Yeni uygulamayla Türkiye'nin 7 milyar dolar olan ilaç harcaması en iyimser senaryoya göre 10 milyar dolara çıkacak. Bu farkı kim ödeyecek?" dedi.

Tıp Kurumu Başkanı Dr. Mehmet Altınok SSK'lilerin serbest eczanelerden ilaç alması uygulamasının ardından SSK'nin 2 milyar dolar olan yıllık ilaç harcamasının iki katına çıkacağını belirterek tüm kurumların ilaç harcaması dikkate alındığında, Türkiye'nin ilaç harcamasının 10 milyar dolar olacağını bildirildi.

SSK'lilerin serbest eczanelerden ilaç alımı uygulamasını da kapsayan kamu ilaç alımı protokolü ile Maliye Bakanı Kemal Unakıtan , Sağlık Bakanı Recep Akdağ ve Türk Eczacılar Birliği (TEB) Başkanı Mehmet Domaç 'ın 300 trilyon lira ile 1 katrilyon arasında kamusal tasarruf sağlanacağını ileri sürdüğünü anımsatan Altınok, ''Oysa ki gerçekler farklı. Bu uygulama ile SSK'nin 2 milyar dolar olan ilaç harcaması en iyimser tahminle 2 katına çıkacak. Yeşil Kart faktörü de göz önüne alındığında Türkiye'nin 7 milyar dolar olan harcaması en iyimser senaryoya göre 10 milyar dolar olacak, her geçen yıl Türkiye ilaç harcaması daha da artacak. Bu farkın bedelini kim ödeyecek?'' dedi. SSK'de tasfiye edilen ilaç rejiminde SSK'nin ilacı üzerinden yüzde 80-90'lara varan iskontolarla alabildiğini dile getiren Altınok, ''SSK'nin skandal ihalesinde adı geçen NeoRocormon adlı biyotek ilaç 0 iskonto ile 230 milyon liraya alınırken aynı tarihte Emekli Sandığı bu ilacı 330 milyon liraya alıyordu, bu bile SSK ilaç alımının ne denli avantajlı olduğunu gösteriyor'' dedi.

SSK'lilerin serbest eczanelerden ilaç alımının ''gümüş tepsi içinde sunulduğunu'' ifade eden Altınok, bu kurumların firmalardan aldığı iskontonun çok az olduğunu gerekli pazarlığın yapılmadığını vurguladı.

ÇÖZÜM BİRİNCİ BASAMAKTA

Genel Sekreter Ali Rıza Üçer de, SSK'nin kapsadığı 38 milyon nüfusun, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı'nın kapsadığı 19 milyon nüfusun 2 katı olduğuna işaret ederek ''Buna karşın SSK'nin yıllık ilaç harcaması 2 milyar dolar, Bağ-Kur'un ve Emekli Sandığı'nın ilaç harcaması ise 1.9 milyar dolar, böyle mucizevi denklem, bu model neden tasfiye edildi'' dedi. SSK'de kuyruk çilesinin çözümünün, geliştirilmeyen birinci basamak sağlık hizmetlerinin geliştirilmesi ve eczacı açığının kapatılması olduğuna dikkati çeken Üçer, aksine hekim ve hemşire sayısının azaltıldığını Ankara, İzmir ve İstanbul'da bazı dispanserlerin çeşitli bahanelerle kapatıldığını anımsattı.

Türk ilaç pazarının dünyanın en hızlı büyüyen ikinci pazarı olduğunu da vurgulayan Üçer, şöyle devam etti:

''Türkiye'de ilaç harcamaları 2002 yılında üretici fiyatlarıyla 3 milyar dolar iken 2003 yılında yüzde 40'lık büyümeyle 4.2 milyar dolara yükseldi. Türkiye ilaç pazarının yüzde 60'ına yakını ulus ötesi şirketlerin kontrolü altında. İhracatımızın ithalatı karşılama oranı yalnızca yüzde 9, ilaç ticaret açığımız yıllık 2 milyar dolar, ilaç ve diğer eczacılık ürünleri ithalatımız da 2.5 milyar dolarken böyle bir tablo karşısında AKP hükümetinin ulusal ilaç politikası yok.''