Hakkında
Haberler
Görüşler
Dökümanlar
Ana Sayfa


HABERLER

İlaç

Açık Pencere, Milliyet, İlaç Dizisi, 3, 5 ve 6 Nisan 2005

Milletçe hapı nasıl yutuyoruz?

Milliyet gazetesi, 3 Nisan 2005
http://www.milliyet.com.tr/2005/04/03/yazar/asik.html
 
Geçen ay bazı ilaçlarda dikkat çekici fiyat indirimleri meydana geldi. GlaxoSmithKline firması, "Augmentin" adlı ilacı yüzde 42'lik indirimle 34 YTL'den 18 YTL'ye düşürdü. Pfizer firması, "Duocid"i yüzde 34'lük indirimle 24 YTL'den 16 YTL'ye, Glaxo Wellcome firması, "Zinnat" adlı antibiyotiği yüzde 44 indirimle 31 YTL'den 17 YTL'ye indirdi. Kimi başka ilaçlarda da indirimler gerçekleşti.
Fakir fukarayı sevindirmek için mi bu ucuzluk? Yok canım, mecburiyetten.
Sağlık Bakanlığı, ilaç fiyatlarını Avrupa Birliği'nde en ucuz ülke fiyatını baz alarak belirliyordu ve "Avrupa'nın en ucuz ilacı bizde" diye övünüyordu.
Maliye Bakanlığı, 2005 yılı bütçesi ile birlikte yeni bir uygulama başlattı. İlaç bedellerinin ödenmesinde "en ucuz eşdeğer ilacın azami yüzde 30 fazlasının ödeneceğini" belirtti.
En ucuz eşdeğer ilaç 100 YTL ise, devlet o tür ilaçlara en çok 130 YTL ödeyecekti. Fiyatı daha yukarıda olan ilacın sürümü düşecekti.
İşte yukarıda adı geçen ilaçların fiyatları, en ucuz eşdeğer ilacın yüzde 30'undan pahalı oldukları için düşürüldü.
Ve bilvesile anlaşıldı ki, bu ilaçlar vatandaşa olabileceğin yüzde 42'si kadar pahalı fiyatlarla satılıyormuş. Sağlık Bakanlığı, bol kepçe fiyat veriyormuş.
Yediğimiz kazık yanımıza kâr kalırken, okuyucu "Hiç değilse bundan sonra eşdeğer ilacın en çok yüzde 30 fazlası ödeneceği için ilaç fiyatları normale çekilecektir" diye düşünebilir. O da pek öyle değil.
Çünkü bugün yaklaşık 450 ilaç, eşdeğer ilaç uygulamasının dışında kalıyor. Ve bu ilaçlar ülke çapında toplam ilaç harcamasının yaklaşık yarısını oluşturuyor.Tıp Kurumu'nun hesaplamalarına göre, 450 ilacın "eşdeğer uygulaması" dışında bırakılmasının Türkiye'ye yıllık maliyeti 700 trilyon lira. İlaç tekelleri bizim Sağlık Bakanlığı ile kedi-fare misali oynuyor. Sağlık Bakanlığı da bundan pek rahatsız görünmüyor    **
İlaç oyunları...
Milliyet gazetesi, 5 Nisan 2005
http://www.milliyet.com.tr/2005/04/05/yazar/asik.htmlİlaç piyasasındaki, hem halkın hem medyanın gözünden kaçan (veya kaçırılan) korkunç sömürüyü anlatmayı sürdürüyoruz. Bu sömürü, hükümetin ilaç tekellerine lütufları sayesinde gerçekleşiyor... Halk soyulduğu gibi, sosyal güvenlik sistemi çöküşe doğru ilerliyor. Rakamlar manzarayı çok net gösteriyor...
Türkiye, 2.5 milyar dolarlık ilaç ve eczacılık ürünleri ithalatı yapıyor. Petrol ithalatımız 5 milyar dolar. İlaç onun yarısı. Türkiye'de yılda ilaca ödenen para 7 milyar dolar. Çok büyük bir pasta... Bu pasta nasıl yağmalanıyor, bakın görün...
Geçen aralık ayında Maliye Bakanlığı, Çalışma Bakanlığı, İlaç Endüstrisi İşverenler Sendikası (İEİS) ve Türk Eczacılar Birliği (TEB) arasında "Kamu İlaç Alım Protokolü" imzalandı. Bu protokolün devlete 500 trilyon ila 1 katrilyon kâr sağlayacağı, bakanlar tarafından güle oynaya anlatıldı.
Tıp Kurumu ve benzeri kuruluşlar, tam tersine SSK'nin ilaç alım modelinin terk edilmesi, SSK eczaneleri yerine özel eczanelerin devreye sokulması sonucu büyük zarar doğacağını anlatmaya çalıştılar. Dinleyen olmadı.
Aradan 3.5 ay geçti. SSK Genel Müdürü Sait Ersoy'un 28 Mart 2005 günü Hürriyet gazetesinde çarpıcı bir demeci yayımlandı. Ersoy, SSK hastanelerinin devri ve serbest eczanelerin SSK'lilere açılmasıyla birlikte, sadece ilaçtaki maliyet artışının yıllık 4.5 katrilyon lira (3.5 milyar dolar) olacağını beklediklerini açıkladı. Korkunç bir tablo oluştu. Çünkü SSK'nin bir yıl önce toplam ilaç alımı 1.7 milyar dolardı. Şimdi bu rakam üçe katlanıyordu. 3.5 ay önce ucuzluk nutukları atılırken 3.5 ay sonra devlete 3.5 milyar dolarlık bir kazık atıldığı yetkili ağızdan itiraf ediliyordu. Hükümet, ucuzluk sağlayacağı balonunun arkasına ilaç tekellerine 3.5 milyar dolarlık bir pazar hediyesi saklamıştı. Türkiye'nin ilaç faturası bu yıl 10 milyar doları aşacak. İlaç ve diğer sağlık harcamaları Türkiye'nin ödeyemeyeceği boyutlara ulaşacak. Sonra? Onu da yarına bırakalım...

***
İlaç soygunu
Milliyet gazetesi, 6 Nisan 2005http://www.milliyet.com.tr/2005/04/06/yazar/asik.htmlİlaç soygununun boyutları aklın alacağı cinsten değil...
Özetlersek... Sağlık Bakanlığı, ilaç fiyatlarını AB'nin en ucuz ülkesine göre ayarlıyoruz, Avrupa'nın en ucuz ilacı bizde, derken Maliye Bakanlığı tebliğ çıkarıyor. Sosyal güvenlik kurumlarının ilaca eşdeğer en ucuz ilacın en çok yüzde 30 fazlasını ödeyeceğini bildiriyor. Pahalı ilaçların satış şansı azalıyor. Bunun üzerine Augmentin, Duocid, Zinnat gibi ilaçlar başta, bir dizi ilaçta yüzde 45'lere varan indirimler oluyor. Bu ilaçların aslında çok pahalı satıldığı ortaya çıkıyor... İşin tuhafı 450 ilaç, eşdeğer uygulamasının dışında bırakılıyor. Tıp Kurumu hesaplamalarına göre, bu yoldan devlet bu yıl yine 700 trilyon zarara giriyor...
***
İkincisi... Sosyal güvenlik kurumları "Büyük reform, yeniden yapılanma" vs. adları altında birleştiriliyor. Devlet, ilaç işverenleri ve eczanelerle protokol yapıyor. Toplu ilaç alımında 1 katrilyon kâr sağlanacağı düğün bayramla ilan ediliyor. Derken 28 Mart 2005 günü Hürriyet'te yayımlanan demecinde SSK Genel Müdürü Sait Ersoy:
- Bu yıl ilaca 4.5 katrilyon fazla para ödeyeceğiz, diyor.
Bu hesapla devletin 7 milyar dolarlık ilaç faturası, bu yıl 10 milyar doları aşacak. Tıp Kurumu'nun öngörülerine göre... Önümüzdeki yıllarda artık SSK, Emekli Sandığı, Bağ-Kur üyelerinden ilaç faturasına yüzde 20'lik, 30'luk, 50'lik katkılar istenecek... Eczaneler batacak. İlaçlar süpermarketlerde satılmaya başlanacak... vs...vs... Reform adı altında korkunç bir ilaç sömürüsü ve güvenlik sisteminin batışına davetiye çıkarılmıştır. Haberiniz ola...

m.asik@milliyet.com.tr
http://www..milliyet.com.tr/2005/04/06/yazar/asik.htmlhttp://www..milliyet.com.tr/2005/04/06/yazar/asik.htmlhttp://www..milliyet.com.tr/2005/04/06/yazar/asik.html