Hakkında
Haberler
Görüşler
Dökümanlar
Ana Sayfa


HABERLER

Hükümetten İlaç Tekellerine 2 Milyar Dolar İkramiye

Yeni Çağ Gazetesi, 21 Mart 2005
http://www.yenicaggazetesi.com.tr/yazar.asp?id=5

**

"Soygun ve yağma düzeni nasıl değiştirilir?" başlıklı yazım ile ilgili
olarak Tıp Kurumu Başkanı Dr. Mehmet Altınok ve Tıp Kurumu Genel Sekreteri Dr. Ali Rıza Üçer imzalı mektuplar aldım.

Sözkonusu yazımda, İstanbul Cumhuriyet Savcısı Nazmi Okumuş''un ilaç soygunu ile ilgili iddianamesinden alıntılar yapmıştım.

Mektuplarda ise iddianamede veya basında hiç yer almayan hususlara
değiniliyor: "Tıp Kurumu aylardır SSK''nın medyada yoğun biçimde tartışılan ve yalnızca Roche Şrmasının Eritropoietin ilacına (NeoRocormon) odaklanan tartışmaların eksik olduğunu ihalenin diğer kalemlerinde de benzer sorunlar, aksaklıklar, eksiklikler, usulsüzlükler olduğunu açıklamaktadır.

Roche Şrmasının, Beşer Ecza Deposuna ve Antalya Devlet Hastanesine
NeoRocormon 2000 ünite ilacı 88 milyon liradan sattığı görülüyor.

İkinci olarak da SSK''nın medyaya yansıyan 78 trilyon liralık ihalesinde
Roche/Beşer ikilisi, NeoRocormon için depocu Şyatı üzerinden sıfır iskonto
yapıyor, örneğin 2000 ünitelik NeoRocormonu 230,9 milyon liradan SSK''ya veriyor.

SSK ihalesinin yaklaşık yüzde 30''luk bölümünü oluşturan NeoRocormon''un bu ihaledeki tutarı yaklaşık 23 trilyon liradır.

Ancak, ihalede, sadece Roche gözetilmemiş, rakip Şrma olan Gürel de (Santa Farma) kendi ürün kategorilerinde, Roche gibi gözetilmiştir.

Yani iki Şrma arasında rekabet sağlanmadan adeta ihalede kardeş payı
yapılmıştır.

İhale iki ayrı kulvarda yürümüş, herkes kendi kulvarında rakipsiz koşmuştur! Bu konu hiç gündeme getirilmemektedir! İhalenin birim ünite üzerinden açılması gerekirken her Şrmanın farklı formlardaki ürünleri ihale kalemlerinde ayrı ayrı tanımlanmıştır.

Bunu şöyle bir örnekle açıklayım: 1000 kilo karpuz alacaksınız, ihale
açtınız, kilogram üzerinden ihaleye çıkmanız gerekmez mi? Siz böyle
yapmıyorsunuz, ''3 kiloluk 50 karpuz, 5 kiloluk 60 karpuz, 10 kiloluk 45
karpuz alacağım'' diyorsunuz.

Böylece 3 kiloluk, 5 kiloluk ve 10 kiloluk karpuzları olan Şrmalar ayrı
kulvarlarda ihaleye girip istedikleri Şyatı veriyorlar, rekabet için Şyat
kırma gereği duymuyorlar! İhaleden Roche Şrmasına 23 trilyon liralık pay
düşmüşse 15 trilyon liralık kısmı da Santa Farma Şrmasına gitmiştir.

Roche Şrması ile ilgili ihale süreçlerinde ne kadar eksiklikler,
usulsüzlükler var ise Santa Farma''nın sattığı Eprex alımında da aynı tür
bir kamusal zarar söz konusudur.

Bu kadar büyük alımlarda depocu Şyatı üzerinden iskonto yapılmaması kabul edilemez.

Ancak buna rağmen SSK toplu alım avantajı nedeniyle bu skandal ihalede bile Emekli Sandığı ve Bağ-Kur''a göre avantajlıdır, zira aynı tarihte Emekli Sandığı hastaları aynı ilacı serbest eczanelerden 330 milyon liradan almaktadır, oysa ki NeoRocormon bu skandal ihalede SSK''ya 230,9 milyon liradan satılmıştır. Yani bu durumda bile SSK, KDV''de göz önüne alındığında Emekli Sandığına göre yüzde 25 avantajlıdır.

Bu örnek, SSK ilaç alım modelinin temelde doğru olduğunu ortaya koymaktadır.

Şimdi SSK modeli parçalanmakta, ''Kamu İlaç Alım Protokolü'' ile
SSK''lıların ilaçları serbest eczanelere çıkarılmaktadır.

Bu uygulamanın yıllık maliyeti en iyimser tahminle 2 milyar dolardır,
SSK''nın 2 milyar dolar olan yıllık ilaç harcaması 4 milyar dolara
fırlayacaktır." .

Demek ki, Başbakan Tayyip Erdoğan''ın kararlılıkla uygulamaya çalıştığı
''Kamu İlaç Alım Protokolü'', Tıp Kurumu''na göre, Türkiye''yi yılda iki
milyar dolar zarara uğratacak. Peki çözüm nedir? Mektuplarda ona da cevap var: "Tüm biyotek ilaçlar için yaptığımız yıllık harcama 400 milyon doların üzerindedir.

2010 yılında Türkiye biyotek pazarının 1 milyar dolar olması beklenmektedir.

Ancak ulusötesi şirketler yoğun lobi faaliyetleri ile biyotek ilaçların
jeneriklerinin başka ülkelerden ithalatını ve ülkemizde üretilmesini
baskılamaktadır.

Eritropoietinin jenerik alternatiflerinin ithalatı için yapılan başvurular,
yaklaşık 7 yıldır, Sağlık Bakanlığı ''Biyotek İlaç Komisyonları''nda
''biyotek ürünlerin jeneriği olmaz'' gibi önyargılı bir tutumla
bekletilmektedir! Temel sorun patent koruması biten ya da patent yükümlülüğü olmayan biyotek ilaçların yerine çok ucuza mal edebileceğimiz yerli jenerik ilaçları üretmememizdir.

Hindistan, Çin, Arjantin, Güney Kore, Brezilya ve Küba gibi ülkelerin
yaptığını neden Türkiye yapamamaktadır? Sağlık Bakanlığı ve ilaç sektörü
temsilcilerinin bu soruya net bir cevap vermesi gerekir.

Bu hedefin gerçekleştirilmesi için ''Ulusal Biyoteknolojik İlaç Sanayi
Geliştirme Planı''nın yapılması ve uygulamaya geçirilmesi gerekmektedir."




21.03.2005