Hakkında
Haberler
Görüşler
Dökümanlar
Ana Sayfa


HABERLER

Türkiye' de Verem Hastalığı

Türkiye'de verem hastalığı çığ gibi yayılmaktadır. Her yıl kırk bin dolayında insanımız bu hastalığa yakalanmakta ve üç binin üzerinde insanımız verem nedeniyle yaşamını yitirmektedir.   

Ülkemizde seksenlerin başından beri her gelen hükümetin gözü kapalı benimsediği küresel etkileşimli yeni liberal politikalar sosyoekonomik sorunları derinleştirmekte, yoksulluğu ve gelir uçurumunu artırmaktadır. Yoksullaşan çoğunluk için sağlıklı barınma ve beslenme olanaklarının hızla  gerilemesi, sağlık hizmetlerinde koruyucu anlayışın geri plana itilmesi ve piyasa etkileşimli tedavi edici anlayışın ön plana çıkarılması verem hastalığının hortlamasında yangına körük etkisi yaratmaktadır. AKP Hükümetinin 'Sağlıkta Dönüşüm Programı’nda verem savaş dispanserlerinin ve sağlık ocaklarının yeri bile belli değildir. Bu durum varolan sorunun daha da derinleşmesine yol açacaktır. Sağlık hizmetlerini metalaştıran anlayışa dur denilmesi ve kamusal sorumluluğun gerektirdiği bütüncül bir yaklaşımın benimsenmesi zorunludur. 

Verem hastalığı için ayrılan kaynaklarımız verimsiz kullanılmakta, çağdaş verem kontrolü   ilkelerinden uzak, örgütlenme becerisinden yoksun biçimde yürütülmektedir. Bu nedenle hastalık yeterli düzeyde kontrol edilememekte, tedavisi çok güç olan birincil ve ikincil dirençli verem hastalığı (Çok İlaca Dirençli  Verem / MDR Tüberküloz) giderek yaygınlaşmaktadır. Bulaştırma riski nedeniyle ciddi boyutlarda toplumsal sağlık sorununa da neden olan dirençli verem hastası sayısı üç binin üzerindedir.

Dünya Sağlık Örgütü'nün verem hastalığıyla mücadelede altın standart olarak kabul ettiği "Doğrudan Gözetimli Tedavi Stratejisi"nin (DGTS-DOTS) halen 182 ülkede başarıyla uygulanmasına karşın ülkemizde uygulanamaması çok düşündürücüdür.

Verem hastalığı aysbergin altında yatan bir devdir, görünmeyen yüzü yakın gelecekte toplum sağlığını ciddi boyutlarda sarsıcı bir etki yaratacaktır. Hastalığın kontrol altına alınabilmesi için Dünya Sağlık Örgütü'nün belirlediği ölçütlere uygun biçimde acilen  "Ulusal Verem Savaş Stratejisi"nin  geliştirilmesi ve uygulanması gerekmektedir. Aksi takdirde her geçen gün verem sorunu içinden çıkılamaz biçimde derinleşecek, çözümü neredeyse olanaksız hale gelecektir. 

Dünyada 21. yüzyılda hortlayan ve ülkemizi de ciddi boyutlarda etkileyen verem hastalığı ile ilgili olarak hazırladığımız "Tıp Kurumu Verem Raporu"nu sizinle paylaşmak istedik. Bu yaşamsal sorunun etkili biçimde gündeme gelmesi çözüm için atacağımız adımları da kolaylaştıracaktır.  

Selam ve sevgilerimizle 

Dr. Mehmet Altınok
Tıp Kurumu Başkanı
       Dr. Ali Rıza Üçer
Tıp Kurumu Genel Sekreteri