Hakkında
Haberler
Görüşler
Dökümanlar
Ana Sayfa


HABERLER

Neşter ve TTB

Tıp Kurumu Genel Sekreteri Dr. Ali Rıza Üçer 16 Ocak 2003 tarihinde Cumhuriyet Gazetesi’nde çıkan Neşter Operasyonu ile ilgili haberde dikkatini çeken bazı noktalar konusunda açıklama yaptı.

(Habersaglık-Istanbul) Tıp Kurumu Genel Sekreteri Dr. Ali Rıza Üçer’in mail gruplarında yer alan yazısı aşağıda aynen alınmıştır;

Dünkü Cumhuriyet'te (16 Ocak 2003) yer alan "Sayek 'Neşter'in genişletilmesini istedi. Siyasilerin de ifadesi alınmalı" başlıklı haberde dikkatimi çeken bazı noktaları sizlerle paylaşmak istedim.

Ben, TTB Merkez Konseyi Başkanı sayın Füsun Sayek'in açıklamasından ne demek istediğini anlayamadım. Sayek'in açıklamasında anlaşılır olan ve haklı bulduğum tek yan ise 'Neşter Operasyonu'nun kapsamının genişletilerek geçmişte Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı görevinde bulunan kişiler ile bürokratların da ifadesinin alınmasını istemesi. Ankara DGM Savcısı sayın Ömer Süha Aldan, soruşturma ilerledikçe eski bakan ve bürokratların da ifadesine de başvuracaktır diye düşünüyorum. Bu nedenle Sayek'in bu konudaki endişesinin giderileceği kanısındayım.

Haberde, TTB Merkez Konseyi Başkanı Füsun Sayek'in, "sağlık sektöründe yaşanan yolsuzlukların temel sorumlusu yıllardır bu sistemin bu şekilde yürümesine neden olan kişi ve kurumlardır. Siz bir kurumda çalışıyorsunuz. Ancak o kurum malzemeyi temin etmiyor. Hekimden aileyle görüşerek ya da bir şekilde malzemenin alınmasının sağlanması isteniyor. Bu şekilde hekimler şaibe altında bırakılıyor? " açıklamasına yer veriliyor.

Sayın Sayek'e göre Neşter Operasyonunun sorumlusu sistemi bu şekilde yürüten kişi ve kurumlar. Peki kim bunlar? Neredeler? Bektaşi fıkrasındaki gibi ne yerdedir ne göktedir, ne şurdadır ne burdadır mı diyeceğiz yoksa?

Neşter Operasyonu gibi bir süreçte TTB Başkanı'nın şu soruların yanıtlarını aramasını, bu konuda ilgili kurum ve örgütlerle birlikte (Sağlık Bakanlığı, Sosyal Güvenlik Kurumları, Maliye Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, DPT, Hazine ve Gümrük Müsteşarlığı, üniversiteler, ilgili uzmanlık dernekleri- soruşturmanın bu aşamasında Ulusal Kardiyoloji ve Kardiyovasküler Cerrahi Dernekleri, Tıbbi Malzeme Satış Elemanları Derneği vb) somut çözüm önerileri sunmasını beklemek gereksiz bir tutum mu yoksa?

1-Türkiye'de bir yılda ne kadar tıbbi malzeme tüketilmektedir? (bu konuda rivayet muhtelif, yılda yaklaşık 3 milyar $ dolayında tıbbi malzeme tüketildiği iddia ediliyor. Kesin rakam nedir?

2- Tıbbi malzeme tüketimimizin Gayrı Safi Milli Hasılamıza (GSMH) oranı nedir? Bu oran başta ABD, AB ülkeleri ve Japonya olmak üzere diğer ülkelerde nedir?

3- Bu malzemelerin değişik branşlara göre yıllık tüketimi nasıl cereyan etmektedir? (Kardiyoloji, kalp-damar cerrahisi, ortopedi, göz vb.)

4-Bu malzemelerin ne kadarı yerli üretim ne kadarı ithaldir?

5- Bu malzemeleri ulusal çıkarlarımızı gözetecek, toplum sağlığını ve esenliğini sağlayacak biçimde değerlendirecek ve denetleyecek kurumlar ile tıbbi malzeme pazarı ilişkisi nasıl şekillenmektedir? Söz gelimi bu malzemelerin akılcı kullanımını sağlamasını umduğumuz, üniversite hastaneleri, SSK ve devlet hastaneleri, ilgili uzmanlık dernekleri, TTB gibi meslek örgütleri ile endüstri ilişkileri nasıl bir etkileşim içindedir? Sözünü ettiğim bu kurumlar bugüne kadar hangi somut adımları atmıştır. (Ben birkaç örnek vermek istiyorum, Ankara Tabip Odası 1994-1998 yönetim döneminde oluşturulan ve ne yazık ki bugün işlevsiz hale gelen ATO-Sağlık Hizmetlerinin Denetimi Komisyonu bu konuda somut bir ilk adımdır, Yine geçtiğimiz dönemlerde oluşturulan İstanbul Tabip Odası Hekimlik Uygulamaları Bürosu somut başka bir adımdır)

6-İthal ettiğimiz tıbbi malzemelerin fabrika çıkış fiyatları güvenilir biçimde bilinmekte midir? Yoksa güvenilirliği tartışmalı FOB (Free On Board) fiyatları ile mi fiyat belirlenmektedir?

7-Aynı malzemenin yıllar içindeki fiyat dalgalanmasını açıklayacak makul gerekçeler var mıdır? Sözgelimi kardiyolojide kullanılan ve bir dönem 4000 $'a kadar pazarlanan stentler şu anda ortalama 150-300$ arasında pazarlanmaktadır (500$ dolayında olan hatta daha pahalı olan, daha farklı özellikli stentler de mevcuttur). Yaklaşık 20 katlık fiyat düşüşünü teknolojik gelişme, kalite ve rekabet gibi gerekçelerle izah etmek mümkün müdür?

8- Tıbbi malzemelerin kalite standartlarına uygunluğu etkili biçimde denetlenmekte midir? Bu malzemelerin kullanımına (endikasyonuna) ilişkin standartlar oluşturulmuş mudur ve bu alanda etkin bir denetim yapılmakta mıdır?

9- Sayın TTB Başkanı hekimler ile tıbbi malzeme firmaları arasındaki ilişkiler etik ve bilimsel yönden kusursuz biçimde yürümektedir diyebilmekte midir?

Yoksa bu ilişkilerdeki yozlaşma etkisini büyüterek bir tehlike mi yaratmaktadır? "Bu şekilde hekimler şaibe altında bırakılıyor, sorun hekimlerden kaynaklanmayıp, sistemin bu şekilde yürümesine neden olan kurum ve kişilerdir"gibi muğlak açıklamalar ne derece inandırıcı olmaktadır? Tıbbi malzeme pazarlama ilişkilerinde etik dışı ilişkileri olan kimi hekimler de ilgili firmalar, bu tabloya yol açan politikacı ve bürokratlar kadar sorumlu değil midir? Hekim örgütünün varlık nedeni bu türden etik ihlallari olan hekimleri denetleyip, onlar üzerinde yaptırım uygulayarak çözüme katkı sağlamak değil midir?

10- Neşter Operasyonunun başlangıç kısmı Kardiyoloji olduğu için; hasta başı maliyeti 30 bin$ ile 65 bin $ arasında olan AICD (Automatic Implantable Cardioverter Defibrilator), Kardiyomyoplasti pili gibi çok yüksek maliyetli malzemelerin endikasyon uygunluğu, kullanımlarının haklı bilimsel dayanaklarının olup olmadığı denetlenebilmekte midir?

Yüksek teknoloji gerektiren ve yüksek maliyetli tıbbi malzemeler tedavi etkinliğinden emin olunarak nasıl klinik kullanıma girmektedir? Söz gelimi kardiyoloji alanında ilaç salgılayan stentler ve Ventricular Assist Device'ler (Kalp Destek Aygıtı) nasıl kullanılmaktadır? Bu cihazların standardizasyonu nasıl denetlenmektedir?

Türk Tabipleri Birliği'ni 14 yıldır yönetmekte olan sayın yöneticiler bu konuda şimdiye kadar attıkları somut adımlarımın ne olduğunu, çözüm önerilerinin olup olmadığını lütfedip açıklarlar mı?

Dr. Ali Rıza Üçer
Tıp Kurumu Genel Sekreteri