Hakkında
Haberler
Görüşler
Dökümanlar
Ana Sayfa


HABERLER

Pratik

TÜRK Tabipleri Birliği'nin 10. Pratisyen Hekimlik Kongresi, 9 Kasım'da Antalya'da başladı; bugün sona eriyor. Kongreye sunulan pratisyen hekimliğe yönelik yeni açılımlar ve bunların toplum sağlığına yansımaları konusundaki bilimsel tebliğler yakında kamuoyuna açıklanır. Ama biz yetkili ağızların açıklamasını beklemeden bu organizasyonla ilgisi olmayan Tıp Kurumu Başkanı Dr. Mehmet Altınok ve Tıp Kurumu Genel Sekreteri Dr. Ali Rıza Üçer 'den başka bilgiler öğrendik:

''Kongre Antalya Beldibi'nde yedi yıldızlı bir turistik tesiste yapıldı. Şimdiye kadar beş yıldızlı tatil köylerinde yapılan kongrelere beş yıldızın lüksü de yetmediği için yedi yıldız aranıp bulunmuş olmalı.''

Kongrenin temel sloganı ''Sağlık ocaklarımıza sahip çıkıyoruz'' olarak saptanmış. Köylerdeki sağlık ocakları kadar yedi yıldızlı tatil köylerine sahip çıkılması da sevindirici bir gelişme.

Söz yine Altınok ve Üçer'de:

''Kongrenin yapıldığı turistik tesis Türkiye'nin yanı sıra Akdeniz havzasının da en büyük eğlence ve dinlence kompleksi. Sınırsız bir zenginliğe sahip. Che Guevara 'nın 'Gerçekçi olun imkânsızı isteyin' sözünden yola çıkarsak 2006 yılındaki kongre Dubai'deki meşhur otelde yapılmalı. 2 bin kadar müşteriyi topluca bulduklarında indirim de yaparlar.''

Antalya'da yapmışlar; dört gece tam pansiyon 1 milyar lira. Kongreye kayıt ücreti 120 milyon liraydı. Bir de ulaşım parası var. Sağlık ocaklarına sahip çıkma idealindeki bir pratisyen hekimin, maaşı kadar masraf yapması gerekiyor.

Ama kimsenin cebinden bu kadar para çıkmıyor. Çünkü pratisyen hekimlerin faturasını Türk Tabipleri Birliği'nin gözetiminde ilaç şirketleri ödüyor!

Dr. Altınok ve Dr. Üçer:

''İlaç şirketlerinin kongreye yaklaşık 2 milyon dolar sponsorluğu söz konusu. İlaç şirketleri neden milyon dolarlık destek sağlıyor? Kaz gelecek yerden tavuk esirgenmez de ondan. Çünkü ilaç şirketlerinin satışlarını arttırma, pazarı büyütme hedeflerine kongrenin anlamlı katkıları olacak. Peki bunun bedelini kim ödeyecek? Sosyal güvenlik kurumları, resmi kurumlar, ilacı cebinden ödeyen yurttaşlar. Varsın olsun, yine de mesleğimize ve sağlık ocaklarımıza sahip çıkılmayacak mı?''

Çıkılmayacak mı? Bu kadar ''pratik''ten sonra mutlaka çıkılacaktır. Türk Tabipleri Birliği'nin ''Hekim ve İlaç Tanıtım İlkeleri''ne sahip çıkıldığı kadar!